Motorlu araçlarda değer kaybı, trafik kazası sonrasında araç tamir edilmiş olsa bile ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüş miktarıdır. Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, daha önce kazaya karışmış bir araçta sonraki kazadan kaynaklı olarak yeniden değer kaybı alacağı doğup doğmayacağıdır.

Belirleyici olan husus aracın daha önce kaza yapmış olması değil; önceki hasarın niteliği ile yeni kazada hasar gören bölgelerin aynı olup olmadığıdır.

Değer kaybı, aracın piyasa nezdindeki "hasarsızlık ve orijinallik" algısındaki azalmaya dayanır. Bu nedenle her kaza ayrı ayrı ve somut koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Aynı Bölgede Hasar Varsa Ne Olur?

Eğer sonraki kazada aracın hasar gören parça veya bölgesi, önceki kazada da hasara uğramış, onarılmış ya da değiştirilmiş ise, aynı yer yönünden ikinci kez değer kaybı oluştuğunun kabulü hukuken mümkün değildir. Zira o parça önceki kazada zaten orijinalliğini yitirmiş sayılır.

Örnek — Aynı Bölge

Önceki kazada aracın sol yan kapısı hasar görmüş ve onarılmışsa; yeni kazada da aynı kapı zarar görürse, bu kapı için ikinci kez değer kaybı talep edilmesi hukuken kabul görmeyecektir. O parça zaten orijinalliğini yitirmiştir.

Farklı Bölgede Hasar Varsa Ne Olur?

Buna karşılık önceki kaza aracın sağ yan kısmında meydana gelmiş, yeni kaza ise sol yan, tavan, arka panel veya ön bölüm gibi farklı bir bölgede hasara yol açmışsa, aracın piyasadaki toplam hasar geçmişi ağırlaşacağından yeni bir değer kaybı zararı gündeme gelebilir.

Örnek — Farklı Bölge

Önceki kazada sağ ön çamurluk hasar görmüşse; yeni kazada sol arka panel zarar görürse, aracın hasar geçmişi derinleşmiş olacağından bu yeni hasar için değer kaybı tazminatı talep edilebilir.

Mahkemeler Neye Bakar?

Değer kaybı tazminatının hesabında yalnızca kaza sayısına bakılmaz. Mahkemeler ve bilirkişiler çoğu zaman şu unsurları birlikte değerlendirir:

Aracın yaşı, kilometresi, marka ve modeli, önceki onarımlar, değişen parçalar, boya durumu ve özellikle yeni kazadaki hasarlı kısımların önceki kayıtlarla örtüşüp örtüşmediği incelenir. Bu değerlendirme geçmiş hasar kayıtları, ekspertiz raporları ve onarım evrakları üzerinden yapılmaktadır.

Önceden kazası bulunan bir araçta sonraki kazaya bağlı değer kaybı talebi tamamen dışlanamaz. Önemli olan yeni meydana gelen kazanın araçta piyasa bakımından yeni bir değer azalmasına sebep olup olmadığının somut olarak ortaya konulmasıdır.

Sonuç olarak; önceki kazası bulunan bir araçta, yeni kazanın farklı bir bölgede hasar meydana getirmesi halinde değer kaybı tazminatı talep edilebilir. Ancak aynı bölgede tekrarlayan hasarlarda bu talep hukuken karşılık bulmayacaktır. Her olayda hasar kayıtlarının, bölgelerinin ve ekspertiz raporlarının titizlikle incelenmesi, hakkın doğru biçimde kullanılması açısından belirleyici öneme sahiptir.